Bir şirketin “değerlerini” duvara yazmak — büyük harflerle “Yenilikçilik”, “İşbirliği”, “Şeffaflık” gibi kelimeleri resepsiyon duvarına asmak — yaygın bir uygulama. Ama bu kelimeler, mekânın kendisi onları desteklemiyorsa, sadece dekoratif bir slogandan öteye geçmez.
Gerçek kurumsal kimlik, duvardaki yazıda değil, mekânın günlük kullanımında yaşar. “Şeffaflık” değerini benimseyen bir şirket, yöneticilerin kapalı, camsız odalarda oturduğu bir ofiste bu değeri anlatamaz — ne kadar güzel bir slogan yazarsa yazsın. “İşbirliği” değeri, herkesin birbirinden izole, yüksek bölmelerle ayrılmış masalarda çalıştığı bir düzende inandırıcı olmaz.
Peki nasıl tutarlı olunur?
Mimari kararlar, sözlü değerlerle uyumlu hale getirilmeli. Şeffaflık isteniyorsa, yönetici odaları cam bölmelerle, göz teması kurulabilen bir düzende kurgulanabilir. İşbirliği isteniyorsa, ekiplerin birbirine yakın, ortak alanlara kolay erişebildiği bir yerleşim tercih edilebilir. Yenilikçilik isteniyorsa, standart masa-sandalye düzeni yerine deneysel, esnek kullanılabilen alanlar eklenebilir.
Bir uyarı
Bu, her şirketin tamamen açık, bölmesiz bir ofise geçmesi gerektiği anlamına gelmiyor — bazı işler odaklanma için kapalı alan gerektirir, ve bu da meşru bir ihtiyaç. Mesele, hangi değeri öncelediğinizi bilerek, o değerle çelişmeyen kararlar almaktır.
Uygulanabilir tüyo: Şirketinizin ilan ettiği 3-4 temel değeri alın ve her biri için “mekânımızda bu değeri destekleyen somut bir şey var mı” sorusunu sorun. Cevap “hayır” ise, bu, bir sonraki ofis düzenlemesinde ele alınması gereken bir boşluktur.